7 Ocak 2015 Çarşamba

Ev Yapımı Bebek Bisküvisi ve Bebelere Özgürlük

Oldum olası fanus içinde belli kurallar çerçevesinde büyütülen çocuklara acımışımdır. Ve bu yetiştirme biçimini otoriteymiş gibi uygulayanlara ve etrafa yayanlara da içten içe kızmışımdır.

Kızım doğduğundan itibaren ben de bir takım kurallara uymaya çalıştım ve hatta bazılarına uymak zorunda bırakıldım. Bebek bakımı, beslenmesi, uyku düzeni ile ilgili internette sayısız araştırma yaptım, sayfalarca makale okudum. Forumları takip ettim. Yorumlardan pay çıkarmaya çalıştım. Bebeği olan her anneye tanıyayım tanımayayım koala gibi yapışıp sorular sordum. Nadiren gittiğimiz çocuk doktorlarının söylediklerinin tamamını kafama yazdım ama hepsini uygulamadım. Büyüklerimin tecrübelerini dinledim ama bazıları bir kulağımdan girip öbüründen çıktı. Ve sonunda bana ve kızıma uymayan yöntemleri teker teker eledim ve kendi yöntemlerimi geliştirmeye başladım.


Anne sütünün yeterli olmadığı durumlarda verilen mamalarda tek tipe bağlı kalmamaya çalıştım. Kızımın damak zevkine ve yemek istememe tercihine saygı duyup çoğu mamayı paketini açıp bir sefer kullandıktan sonra çöpe atmak zorunda kaldım. Neredeyse bütün mama firmalarına mail atıp numune istedim. Ama yine de bir mamayı sevdiğinde hep aynı mamayı yememesine özen gösterdim. Ufak tefek kurnazlıklarla birkaç mamayı birbirine karıştırıp kendime özgü karışımlar hazırladım. Ama bu karışımlarım asla yumurtayla peyniri karıştırmak, sırf beslensin diye yiyecekleri bulamaç haline getirip yedirmek olmadı. Tabakta duruşuna, rengine ve kokusuna tahammül edemediğim hiçbir şeyi kızıma yedirmedim. Birey olma özgürlüğünü kullanıp ağzını kitleyen bir minnağa sırf o tabak bitecek diye zorla yemek yedirmedim. O tabak çoğunlukla bitti ama farklı aralıklarla.

Beslenme ile ilgili başlarda sabit fikirlerim olsa da onları da kırmaya başladım. Sadece şeker, tuz ve yağ konusunda direnişim hayat boyu devam edecek. Onun dışında bebek beslenmesinde mutlak doğrulara bağlı kalmadım. Aklıma ve mantığıma uyan her fikri otorite kabul ettim. Uygulanabilir olduğunu gördükçe de kendi doğrum haline getirdim. 


Ek gıdaya geçildiğinde uygulanan yöntemleri öncelikle merak, heyecan ve sabırla takip ettim. Sonrasında herkes aynı şeyi yapıyorsa fabrikasyon damak tatlı bireyler yetişir diye o yöntemlerden de uzaklaştım.

Çocuk büyütmekle, sağlıklı ve mutlu çocuk büyütmenin ayrımını çok şükür deneme yanılma yöntemine başvurmadan öğrenmeye başladım. Biz nasıl büyüdüysek o da öyle büyür, eskiden şunlar bunlar mı vardı söylemleri bana itici geldiği kadar kendi yöntemlerime daha da bağlanmamı sağladı. Falancanın anneliğini, filancanın yaptıklarını kendimize örnek almış olsaydık dokuz on çocuk doğurmuş kadınlar hepimizin idolü olurdu diye düşündüm.

Uygulamalarımda iki şey kıstasım oldu. Birincisi çocuğum sağlıklı mı, ikincisi çocuğum mutlu mu? İkisinden de olumlu cevap aldıysam, ne kızımın aldığı az kilo, ne de yumurtanın sarısının sekizde birini değil de yumurtayı kaşığın ucuyla vermem umrumda oldu.

Benzer uygulamaları uyku düzeninde de oluşturmaya çalıştım. Henüz düzenli uyuyan bir kızım yok ama doğduğu günden itibaren ayakta sallanmasına ve hatta beşiğinin minicik sallanmasına bile karşı çıktım, engel oldum. O an bebeğe bakana sağlanmış bir kolaylığın, bebeğin ve ebeveynlerinin tüm hayatını etkileyebilecek her türlü alışkanlığın karşısında durdum.

Hamileyken bebek beslenmesi ve bakımı ile ilgili tesadüfen katıldığım bir konferansta,  çocuk doktorunun sunumundaki son vurguyu hayatıma yerleştirdim. “Annelik; sadece yemek yedirmek, üşütmemek, hasta etmemek değildir. Annelik; bebeğin ihtiyaçlarına hızlı, doğru ve sakin adaptasyon gösterebilme, yanıt verebilme halidir.”


Yaşadıklarımın ve hislerimin beni yönlendirmesiyle anladımki annelik -içgüdüsel faktörler hariç- öğrenilen bir şeymiş. Her anne ve her bebek başlı başına bir varoluşmuş. A tipine uyan yöntem B tipine uymayabiliyormuş. Kendini ve bebeğini tanıyan ve akıl yürütebilen her anne, en uygun yöntemi kendisi geliştirebiliyormuş. Genel kabul görmüş doğrular bile bazı bireylerde eğreti durabiliyormuş. O yüzden kalıplara bağlı kalana da kalmayana da saygı duymak gerekiyormuş.

Yazıyı bebe bisküvisine nasıl bağlayacağım bilemedim ama dedim ya şeker, tuz ve yağ konusunda direnişim hayat boyu devam edeceği için, bebekler için satılan bebe bisküvilerinin içeriğine baktığımda şeker ve glikoz şurubunu görünce bisküvimi neden kendim yapmayayım dedim. Zaten belli bir yaştan sonra yemesini istemediğimiz şeyleri arkadaşları yiyor diye ya da etrafında gördüğü için yiyeceğinden, en azından şimdilik o minik bedenine –kendimce zararlı gördüğüm şeyler- girmesin istedim. Daha önce Leyla’da gördüğüm tarife çoğunlukla bağlı kalarak tamamen ana eli değmiş, kıyır kıyır, yedirirken gönlümün rahat ettiği bisküviler yaptım.


MALZEMELER:
2 çay bardağı tam buğday unu (ben kepekli karışık kullandım)
2 çay bardağı pirinç unu
2/3 çay bardağı irmik
4 yemek kaşığı tuzsuz tereyağı (tepeleme olmasın)
3 yemek kaşığı üzüm pekmezi (ben harnup pekmezi kullandım)
1 çay bardağı ev yoğurdu

Önemli Uyarı: Çocuk doktorumuzun uyarısı ile ve yaptığım araştırmalar sonucu pekmezin ısıya maruz kaldığında zararlı olabileceği kanısına vardım. O yüzden pekmez yerine bal konulabilir.

YAPILIŞI:
  • Malzemelerin tamamını yoğurma kabında karıştırın. 
  • Çok yoğurmadan ele yapışmayan bir hamur haline gelince streç filme sarıp 30 dakika buzdolabında hamuru dinlendirin. 
  • Dolaptan çıkarınca tezgaha streç film sarıp hamurun üzerine yağlı kağıt koyarak merdane ile 3-4 mm kalınlığında açın. 
  • Hamuru ister kurabiye kalıbı ile ister hamur kesme ruletiyle şeritlere ayırın. (Ben tırtıklı bıçakla kestim.)
  • Kesilen hamuru streç filmden dikkatlice ayırarak yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin. 
  • Önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında 20 dakika pişirin. (Ben 30 dakikaya yakın tuttum. O yüzden bazıları biraz fazla kızardı ama tadı gayet güzel)
Birkaç tane cevizle birlikte ezerek bebişlerin ister meyvesine katıp, ister yoğurtla karıştırıp yedirebilirsiniz.

Bizimki sevdi. :)

Afiyet şeker olsun..

Not: Bu yazı, anne olduğum günden itibaren her türlü kararıma saygı duyup, desteğini ve özverisini her fırsatta hissettiren eşime-kızımın babasına-biricik aşkıma adanmıştır.

20 yorum:

  1. Tarif için teşekkürler, içine pekmez katmasak, pişince üzerine eklesek olur değil mi? Pekmezin yüksek ısıya maruz kalmaması için denenebilir sanırım.

    YanıtlaSil
  2. Canım sıcacık yorumun için teşekkür ederim.Büsküvi çok başarılı ellerine sağlık sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Annelik zor :) Ozenli olsun diyorum guzel olsun duyoruz herseyi ogreniyoruz/ Eline saglik olsun. Afiyet olsun kucuk pasaya...

    YanıtlaSil
  4. Bahar006; piştikten sonra ekleyince üzerinde akar gider diye tahmin ediyor. Yine de bi deneyin.

    YanıtlaSil
  5. Derya Sezgin; asıl ben teşekkür ederim geldiğiniz için. Sevgiler, selamlar..

    YanıtlaSil
  6. Mutfak Dilim; annelik zormuş ama bir o kadar da eğlenceliymiş, öğreticiymiş.. Sağol canım benim.. Paşa değil prenses benimkisi :)

    YanıtlaSil
  7. Takipteyim beğeneceğiniz bloguma sizi de beklerim. Saygılarımla. Blogum: http://ciziyorumdikiyorum.blogspot.com.tr . Facebookta da https://www.facebook.com/pages/Tasar%C4%B1mda-Nilg%C3%BCn-%C3%96zen-Ayd%C4%B1n/802433419804021

    YanıtlaSil
  8. Çocuğum olmadan önce daha kuralcıydım sanki şu anda ne yazıkki öyle bir anne değilim elbette kurallarım var kendimce:) kolikli bir çocuk annesi olarak emziğe da sallamayada ilk ben başladım mesela çok karşıyken :)
    Ellerine sağlık :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. Nilgün Aydın; teşekkürler.

    YanıtlaSil
  10. Aylincim; bazı kurallarla çocuk büyütülmüyor maalesef. Bence kendine ve çocuğuna uygun olmalı koyduğun kurallar. Yoksa ters tepiyor. Emziğe ben de karşıydım ama kullanıyoruz. Öpüyorum canım..

    YanıtlaSil
  11. Kızını güle güle büyüt canım

    YanıtlaSil
  12. Kızınız çok lokum oldu onun için her şeye değer. :) Şimdi anne babalar çok şanslı internet gibi bir bilgi hazinesi var önlerinde. Elinize sağlık çok da güzel görünüyorlar.

    YanıtlaSil
  13. İlhan Bey; kesinlikle her şeye değer oluyorlar gün geçtikçe.. İnternet bazen çok faydalı, bazen de bilgi karmaşası.. Kafamın karıştığı çok oluyor. Ama kendime göre uyarlayıp kullanıyorum bilgiyi. Teşekkür ediyorum size..

    YanıtlaSil
  14. Ne güzel bir fikir. Ellerine de sağlık
    Annelik çok zor ama bir o kadar zevkli

    YanıtlaSil
  15. Nilay Durukan; sağol canım. Genelde zordur hep güzel olan..

    YanıtlaSil
  16. Çok lezzetli görünüyor benim canım çekti :)
    Sizi takibe aldım bende bloguma beklerim.
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  17. Yağmur Serhat; beğendiyseniz hemen yapın derim :) gelirim seve seve..

    YanıtlaSil
  18. Selam
    Bebe biskuvisine bayılırım:)) sut cay ya da kahveye batırarak yemesi...hmmm
    Üyenizim bu arada ben de beklerim sayfama eğer katılırsaniz çok mutlu olurum:)
    fulyapimlezzetler.blogspot.com
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  19. Merhaba
    Bayılırım Bebe biskuvisine bir de caya kahveye ve süte batırarak yemeye..hmmm
    Ben de sayfama beklerim, üyenizim bu arada, siz de katılırsaniz mutlu olurum çok :)))
    fulyapimlezzetler.blogspot.com
    Sevgiler...

    YanıtlaSil

Değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...