Cup Kekler/Muffin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cup Kekler/Muffin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2019 Çarşamba

Kırmızı Pancarlı Muffin


Kırmızı pancarı çoğumuz biliriz. Hem tadı çok güzel, hem de rengi. Bir gün dedim ki, madem pancarın bu kadar güzel koyu kırmızı bir rengi var, neden ben bundan kek yapmayayım ve kekimin rengi kıpkırmızı olmasın.

Pancarı bir güzel haşladım.  Rondodan geçirdim. Malzemeler ile birleştirdim. Harika bir görüntü.


Buraya kadar her şey çok güzel. Tam hayal ettiğim gibi. Hatta muffin kalıplarına koyana kadar bile hayal ettiğim gibi. Kıpkırmızı bir kek hamuru. Ama işte bazen gerçekler hayaller kadar renkli olamayabiliyor. Çünkü o kıpkırmızı hamurun rengi, fırında uçtu gitti. Vanilyalı kek hamuru rengine döndü.

Özetle şunu söyleyeyim, kırmızı pancardan kek yaparsanız tadı muhteşem oluyor ama rengi kırmızı değil. Benden söylemesi.


MALZEMELER:
3 yumurta 
4 adet kırmızı pancar
2 su bardağı toz şeker
1 su bardağı ayçiçek yağı (ya da zeytinyağı)
3 su bardağı un
2 çay kaşığı karbonat 
2 çay kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilya
Yarım çay kaşığı tuz

Süslemek İçin:
Beyaz çikolata
Kalpli süsleme şekeri


YAPILIŞI:
  • Pancarları haşlayıp kabuklarını soyarak rendeleyin ya da rondodan geçirin.
  • Yumurtayı, sıvıyağı, şekeri ve vanilyayı mikserle çırpın. 
  • Başka bir kapta unu, kabartma tozunu, karbonatı ve tuzu karıştırın. 
  • Sıvı karışımın içine unlu karışımı eleyerek ekleyin. 
  • En son rendelenmiş kırmızı pancarı koyup spatula ile karıştırın. 
  • Kelepçeli kalıbı tereyağı ile yağlayıp, unlayın. Fazla unu silkeleyin. 
  • Kek hamurunu muffin kalıplarına döküp, önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında kontrollü bir şekilde 50 dakika pişirin. 
  • Muffinler piştikten sonra fırının kapağını aralayıp 10 dakika kadar fırının içinde dinlendirin. 
  • Soğuduktan sonra beyaz çikolatayı benmari usulü eritip, muffinlerin üzerini süsleyin.


 Afiyet şeker olsun..

19 Eylül 2018 Çarşamba

Muffin Poğaça

Sonbahar geldi.. Yazın ve tatilin bitmesinin rehaveti midir bilmem, herkeste bir melankoli hali. Sararmış yaprakların süslediği doğaya karşı okunan şiirler.. Mutfaklardan gelen kek kokuları.. Battaniyelerin yerlerinden kalkıp dizlerin üzerine örtülmeleri.. Hep sonbaharın işleri bunlar.. Ve sonbaharı en güzel yapan ay bence Eylül..

Havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte bende kek pişirme, pofuduk poğaça yapma isteği pek bir arttı. Daha kekten üç beş dilim varken yeni bir pastaya girişmeler, yumuşacık poğaça arayışında olmalar.. Ama dedim ya bunlar hep sonbaharın işleri.


Aslında öyle çok poğaça yapan biri değilimdir. Yaparsam da sıcak sıcak aynı gün yemeyi tercih ederim. Ertesi güne kalan poğaçaları hep bi yavan bulur(d)um. Ta ki dün akşam bu poğaçaları yapana kadar. 

Bunlar hem yumuşacık oldu, hem de ertesi gün bile pofuduk kaldı. (Şu an o pofuduk poğaça ile kahvaltımı yaptığım için söylüyorum.)

Ben bu sefer sade yaptım. Tadı da pastanelerdeki açma gibi oldu. İçine ister piştikten sonra peynir koyun, ister salça sürün, isterseniz sade yiyin. Ama bir dahaki sefere cevizli, zeytinli, ay çekirdeği içli, baharatlı türlerini deneyeceğim. Çünkü aşırı lezzetli ve saatler geçse bile evi mis gibi kokutan bir poğaça oldu. Malzemelerinin kolaylığı, yapılışının pratikliği, şeklinin güzelliği de cabası. İnanın lezzetine bayılacaksınız.

MALZEMELER: (12 kişilik muffin kalıbı + 5 muffin)
1 çay bardağı ılık süt (hafif ısıtılmış)
1 çay bardağı ılık su (hafif ısıtılmış)
1 çay bardağı sıvıyağ
1 paket instant maya (kuru maya)
1,5 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 adet yumurta
3 su bardağı un (benim çay bardağım biraz büyük olduğu için 4 su bardağı un kullandım)

Üzeri İçin:
1 yumurtanın sarısı
Çörekotu, susam

YAPILIŞI:
  • Çırpma kabında ılık sütü, ılık suyu, sıvıyağı, mayayı ve toz şekeri tel çırpıcı ile çırpın. 
  • İçine bir yumurtayı (ben üzerine süreceğim yumurtanın akını da ekledim) ve tuzu ekleyin. 
  • Unu her defasında bir su bardağı olacak şekilde kademeli ekleyip yoğurmaya başlayın. (Ele hafif yapışan çok yumuşak bir hamur olacak. Hamur cıvık diye sakın un eklemeyin çünkü mayalanırken hamur toparlayacak.) 
  • İçine çok az sıvıyağ sürdüğünüz bir kabın içine hamurunuzu koyup üzerini streç filmle kapatın. 1 saat dinlendirin.
  • Muffin kalıbınızın içini yine çok az sıvıyağ ile yağlayın. 
  • Hamuru kalıbınızın sayısı kadar eşit parçaya bölüp elinizde yuvarlayarak kalıplarınızın içine yerleştirin. 
  • Üzerini nemli bezle örtüp yarım saat daha dinlendirin. 
  • Sonrasında üzerlerine yumurta sarısını sürüp, çörekotu/susam serpin. 
  • Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.


Not: Muffin kalıbınız yoksa kelepçeli kalıpla çiçek ekmek gibi de yapabilirsiniz.

Afiyet şeker olsun..

19 Ocak 2016 Salı

Kakaolu Cup Kek ve Renkli Hayatlar

Yeni yıla tatlı ve renkli bir başlangıçla gireyim istedim. Malum havalar soğuk, ülke karışık, gözyaşlarına devam ama bir taraftan da hayat devam ediyor. Devam eden hayatı kendimize ve çevremize zehir etmeden yaşamak lazım. Mutluluk bir enerjiyse ve yayılan bir şeyse bunu etrafa saçmak lazım. “Lazım” derken bu bir zorunluluk değil ama mutlu olmayı tercih etmek en faydalısı.

Zor zamanlarda herkes kendi tutunacağı yeri bilir. Bilmiyorsa da zamanla öğrenir. Zamana bırakacak kadar zaman yoksa da kendimizi iyi hissettirecek şeylerden en az birisi doğuştan bünyeye kodlanmıştır. Bu yazmak olur, okumak olur, dua etmek olur, film izlemek olur, yemek yapmak olur, olur da olur.. Yazmak bana doğuştan mı kodlandı, yoksa zamanla mı öğrendim bilmiyorum ama eskiden beri bana iyi geliyor. İzlediğim bir filmde etkilendiğim bir sözü, okuduğum bir kitapta hoşuma giden cümleleri not ederim. Her ne kadar teknolojiyi günlük hayatımda kullansam ve nimetlerinden faydalansam da kağıt, kalem, defter vazgeçilmezim.

Yeni yıl gelmeden kendime çeşit çeşit defterler, ajandalar ve renk renk kalemler aldım. Çoğunu da instagram sayesinde gördüm. Instagrama yeri geliyor kızıyorum, senin yüzünden bloglar ihmal ediliyor, bir fotoğraf ve iki cümle ile alıp yürüyorsun, reva mı bu yaptığın diyorum. Ama nasıl ki şair, “Herkesin bir hikayesi vardır ama herkesin bir şiiri yoktur” dediyse ben de “herkesin bir instagramı vardır ama herkesin bir bloğu yoktur” diyerek kendimi avutuyorum.

Instagrama haksızlık etmeyeyim. Onun sayesinde öyle tatlı insanlar tanıdım, öyle ufkumu açanlar oldu ki. Bunlardan birisi Gamze Tavukçuoğlu. Bana göre çok yetenekli bir illüstratör. Sayesinde ilk instagram alışverişini yaptım. Güne onun sayfasına bakarak başlamak, canım sıkıldığında paylaşımlarını, evini hayran hayran izlemek bana huzur veriyor. 2016 yılının boyama takvimini boyamak ve her yeni ayı iple çekmek öyle keyifli ki. Yapılacak işler defteri sayesinde işlerim daha planlı programlı ve renk renk defterleri sayesinde yazdıklarım daha bir anlamlı. Kızımın teyzesine ilk yeni yıl hediyesi de bu defterlerden oldu. 


Daha önceden tanıdığım ama instagram sayesinde sevdiğim bir diğer kişi de Ceyda Düvenci. Düne kadar kendisini dizilerde oynayan birisi sanırdım. Kızıyla çıktığı hayat yolculuğuna tanık olduğumda kendisine bakışım tamamen değişti. O artık benim için dizilerde oynayan biri değil; güçlü ve sevgi dolu bir anne, erkenden büyümüş bir çocuk, her ne olursa olsun asla pes etmeyen, bakımlı, güzel, başarılı ve ayakta alkışlanacak bir kadın oldu. Binlerce öyle kadın, öyle hayatlar var ve keşke hepsi onun kadar maddi-manevi şanslı olabilse.


Bilenler bilir. Ceyda Düvenci bir ajanda çıkardı. “Sevmeli ve Değiştirmeli Dünyayı”. Nam-ı diğer MeliMelek Ajandası. Bu ajandanın siparişini verirken bile heyecan duyduysam varın elime geçtiği günü siz tahmin edin. Yıllardır kazulet gibi sıkıcı ajandaları taşımaktan yorulanlar için tasarlanmış, hem kullanışlı hem de sevgi dolu bir ajanda. Bu yılki hedeflerimi yazarken öyle gaza geldim ki, 2017 hedeflerimden bazıları bile hazır. Ben www.lidyana.com dan aldım. Başka yerlerde de satışı var sanırım. Hayatına renk katmak isteyenler bu ajanda ile başlayabilirler bence. 


Yazmak kadar beni mutlu eden bir diğer şey de yemek yapmak. Her ne kadar yemek yerine pastaları, kurabiyeleri pişirmeyi tercih etsem de mis gibi kokan kurabiyelerin, keklerin önüne geçemiyorum napiyim.

Bu cup kekler de onlardan biri. Tadı bana çocukluğumun pastanelerinde yediğim kekleri hatırlattı. Kek olarak da pasta olarak da harika bir lezzet. 


Gelelim tarife:

MALZEMELER:
220 gr. tereyağı (oda sıcaklığında)
4 yumurta (oda sıcaklığında)
2 su bardağı toz şeker
1 kutu 200 ml. sıvı krema (oda sıcaklığında)
4 su bardağı un
4 yemek kaşığı kakao
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat


YAPILIŞI:
  • Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını ve toz şekeri mikserle 3 dakika kadar çırpın. 
  • Yumurtaları tek tek ekleyerek çırpmaya devam edin. (Bir yumurtayı kırdıktan sonra karışımla bütünleştirip yumurtanın diğerini ilave edin.)
  • Sıvı kremayı ekleyin. 2 dakika kadar daha çırpın.
  • Geniş bir kabın içinde unu, kakaoyu, karbonatı ve kabartma tozunu birlikte eleyip sıvı karışımın içine ilave edin.
  • Tereyağı ile yağlanmış cup kek kalıplarının içine bir parmak eksik kalacak şekilde paylaştırın.
  • Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında içleri pişene kadar pişirin.

Not: Bu malzemelerle 24 adet cup kek çıkıyor.

Afiyet şeker olsun..


2016'nın ülkemize barış ve sevgi, kendimize ve sevdiklerimize sağlık ve huzur, evlerimize bereket ve mutluluk, işlerimize başarı, ceplerimize ise hayırlı kazançlar getirmesini diliyorum..

27 Kasım 2012 Salı

Krokanlı Pasta ve Bir Pandispanya Hikayesi

Bir gün gelecek ve pastanelerin vitrininde ağzının suyunu akıtarak baktığın ya da doğum günlerinde bir dilim hakkını iki hatta üç dilimle kullandığın "Krokanlı Pasta"yı kendin yapacaksın deseler "Yok artık!" derdim. 

Aslında ilk pandispanyamı  yaptığımda oldukça gurur duymuştum kendimle ama nedense krokanlı pasta benim için çıtanın baya üstlerinde yer alıyor ve ulaşılması zor gözüküyordu. Belki de tek korkutan krokandı. Krokan yapmasını öğrendikten ve yaptıktan sonra artık pastasını da yapmak şart olmuştu. Krokanı geçtim, kremasına Antalya'dan aldığım damla sakızı macununu da koyunca pasta bile kendinden geçti desem yeridir. 

Ya amma abarttın, altı üstü bir pasta yapmışsın, sanki 7 katlı düğün pastası mı yaptın da bu kadar ballandırıyorsun diyenleriniz olabilir, haklıdırlar, abarttığım doğru ama ulaşılmaza ulaşınca bir anda gözüm döndü, affola..

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Çilekli Baş Tacı (Çilekli Kek)

  "Annem başa taç imiş
Her derde ilaç imiş
 Bir evlat pir olsa da
   Anneye muhtaç imiş"



Öncelikle başta kendi annem olmak üzere tüm annelerin "Anneler Günü"nü kutluyorum. Hayatta olanlara Allah'tan uzun ve sağlıklı ömürler, Hakka kavuşanlara ise rahmet diliyorum. Büyük bir heyecanla hazırladığım bu kekin postunu yazarken bu denli duygulanacağımı bilemezdim. Kekin ismi ne olsun diye düşünürken, annelerimiz başımızın tacı oldukları için, kekin adını da "Çilekli Baş Tacı" koydum. 

28 Ocak 2012 Cumartesi

Kakaolu Fındıklı Cup Kekler ve Sersem Kocanın Kurnaz Karısı


Rengarenk kalıplarda pişirdiğim bu kekleri ben çok sevdim. Gözüme çok sevimli geldiler. Cup keklerimi her zaman yaptığım pandispanya hamuruyla yaptığım için yumuşacık oldular.

2 Nisan 2011 Cumartesi

Limonlu Çilekli Minik Kekler


Merhaba Arkadaşlarım,

Ne zamandır hem kendi bloğumu hem de sizleri takip edemiyordum. İşlerin yoğunluğundan ve biraz da keyifsizliğimden pek mutfağa da girmiyordum. Ama gördüğüm kadarıyla ben mutfakta tembellik yaparken sizler harikalar yaratmaya devam etmişsiniz.

Bugüne kadar hiç limonlu kek yapmamıştım. Geçenlerde ilk defa denedim ve çok lezzetli oldu. Sonra da işyerindeki arkadaşlarıma yapıp götürdüm. Onlar da çok beğendi. Aslında hepimizin bildiği kek tarifi ama lezzetinin sırrı üzerine dökülen sosta. 

14 Mart 2010 Pazar

Princess Lillifee Muffin


Dr. Oetker Princess Lillifee Muffin’nin içinde neler yokki:

-Un karışımı,

-12 adet kağıt kalıpları,

-Pembe renkteki çilekli glazürü

-Kalp şeklindeki renkli süsleme şekerleri

-4 değişik Princess Lillifee etiket kartlarından biri

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...